Sounding Polite

  • Çeviri
  • Ekstralar

Sounding polite

Yeni bir dili öğrenirken bir şeyleri kibarca söylemeyi öğrenmek önemlidir. Kaba olmaktan kaçınmanın en kolay yolu lütfen kelimesini kullanmaktır. Örneğin,

Two tickets to New York, please. New York için iki bilet, lütfen.

How many would you like? Two, please. Kaç adet istersiniz? İki, lütfen.

One hamburger, please. Bir hamburger, lütfen.

Kibar söylemler için “could” ve “would” yardımcı fiillerinden de yararlanabiliriz.

Can I have the menu, please? Could I have the menu, please?

Menüyü alabilir miyim, lütfen? Menüyü alabilir miyim, lütfen?

Can I use your pen? Could I use your pen?

Kalemini kullanabilir miyim? Kalemini kullanabilir miyim? 

Do you want a drink? Would you like a drink?

Yes, I want a soda. Yes, I would like a soda, please.

Diğer kibar ifadelerden bazıları:

Would you mind…?

Birinden bir şey rica ederken veya her hangi bir şeyi yapmamasını söylerken cümleye “Would you mind…?” ile başlayabiliriz. Örneğin, “Stop it” (Kapat şunu!) demek yerine “Would you mind turning down the volume?” (Sesini kısman mümkün mü acaba?) deriz.

I’m afraid…

Birini kırmadan reddetmek her zaman kolay olmaz. Basitçe hayır demek kulağa çok kibar gelmeyebilir. Bunun yerine, cümleye “I’m afraid” (Korkarım ki) ile başlayabiliriz. Örneğin, Korkarım ki yapamayacağım. Korkarım ki bu mümkün değil.

Excuse me…

Birinin yoldan çekilmesini istiyorsanız basitçe Excuse me! (Afedersiniz) veya Excuse me, may I..? (Afedersiniz, geçebilir miyim?) kullanabilirsiniz.

If you want someone to move out of the way. You can simply say Excuse me! or Excuse me, may I…? 

Kibar söylemler için yaygın ifadeleri gördük. Daha fazla örnek için lütfen ekstra çalışma alanına bakınız.

I would like 2 tickets to Manhattan, please. 

Manhattan’a iki bilet lütfen.

I would like to order the fish, please.

Balık sipariş etmek istiyorum lütfen.

Could you help me, please?

Bana yardım eder misin lütfen?

Could you turn down the music, please?

Müziği kısar mısın lütfen?

Hold the line please. / One moment please. (on the telephone.)

Hatta kalın lütfen. Bir dakika lütfen (telefonda)

Please sit down. /Have a seat, please.

Lütfen otur. Oturunuz lütfen.

Please make yourself comfortable.

Lütfen rahatınıza bakın.

Please make yourself at home.

Evinizde gibi davranın lütfen.

Konular